hasta namazı arapça metinleriyle kaynak hadisler

  Hüsnü Köktürk   TB6BHK      husnu66tr@yahoo.com

 http://www.geocities.ws/husnu66tr/hasta_namazi.htm

    MEHMET ZİHNİ        Nimet-i İslam

Sücud için olan îmâ, rükû için olan îmâ’dan aşağıca olur, yani biraz daha eğilir. Ta ki, rükû ile sücud yekdiğerinden fark edilebilsin. Eğer sücud îmâsinı, rüku îmâsından farklı etmeyip, onları, yekdiğerine müsavi kılarsa namazı sahih olmaz…….

Îmâ için eğilmekte mübalağa lazım olmayıp, biri diğerinden farklı olarak, biraz eğilmek kafidir.  sayfa 354– 1971 basım.   (Bundan sonra kitaptaki 3 nolu ve diğer açıklayıcı dip notlar Mehmet Zihni efendiye ait mi yoksa , kitabı bastıran şahsa mı ait pek anlayamadım. )

Îmâ, baş eğmekle, olabileceğinden  başıyle îmâ’dan aciz olma, ne gözüyle ne kaşıyla ne de kalbiyle, îmâ etmek olmaz. Onun halefi olan îmâ dahi, ele ve ayağa taalluk etmediği gibi, göze ve kaşa ve kalbe dahi taalluk etmez….Sh 355..

Açıklama:    Mehmet Zihni Efendinin îma anlayışı” ifadelere bakalım: “Sücud için olan îmâ, rükû için olan îmâ’dan aşağıca olur, yani biraz daha eğilir.”Mehmet efendi îmayı ilk planda vücut eğilmesi olarak almıştır. Çünki eğilme bel ve vücut için kullanılabilir ama baş için kullanılmaz.: Baş için kullanılan kelime eğme şeklindedir Ve burada mutlaka “başını eğer” şeklinde baş kelimesinin  koulması gerekir.

Merhum îmanın ikinci kademesime “baş eğmeyi ” koymuştur. Ve îmanın hiçbir şekilde  el ve ayakla yapılamayacağını zikretmiştir.

***********************************************************************

MUHAMMED  bin KUTBUDDÎN  Îznîkî    Cennet yolu ilmihali 

 ölüm Edirne m. 1480  (Ni’met-i islâm)isimli bir eser yazmış ve bu eser pek çok kimse tarafından  kaynak eser    olarak kabul edilmiş.

…..Yere secde yapmaktan âciz olan, ayakta okuyup, rükû’ ve secde için oturarak îmâ  eder. Oturup rükû için biraz, secde için  daha  çok  eğilir. Bedenini eğemeyen, başını eğer. Birşey üzerine secde etmesi lâzım değildir…..

http://www.namazkitabi.de/namaz-kitabi/besinci-bolum/hastalikda-namaz   erişim 12 ağustos 2013

http://www.gezginler.net/indir/i/3406/  Cennet yolu ilmihali hasta namazı bahsi

*******************************************************************************

MUSTAFA VARLI        İslam İlmihali     Diyanet işleri başkanlığı din işleri  yüksek kurulu uzmanı      Vakit Yayınları

Hanefi ve Şafii mezhebine göre  

Oturarak namaz kılan kimse, secde için yere kadar eğilemiyorsa hem kıyamı, hem rükuu ve hem de secdeleri oturarak yapabilir.. Ancak bu durumda rükû, biraz eğilerek, sücud ise biraz daha fazla eğilerek yapılmalıdır.   (hasta namazı bahsi)                                               **********************************************************************************

İSMAİL KARAGÖZ     Dr          Namaz İlmihali      Diyanet Yayınları

HALİL ALTUNTAŞ         Dr

Hastalığı nedeniyle ayakta veya oturarak namazını kılamayan kimse sandalyede oturarak namazını kılabiliyorsa bu şekilde kılar., rükû ve secdeyi de sandalyede biraz eğilerek yapar.  sayfa 221. Eserin yeni basımı yapılmış, birçok ilave bilgiler konulmuş, fakat yukardaki ifadelere dokunulunmamıştır. Ancak  sayfa no değişmiştir.

**************************************************************************************

A. FİKRİ YAVUZ       İslam  İlmihali

Secde ve rükuu yapmaktan aciz kalanlar, hastalık durumlarına göre rükuu ve secdelerini vücudu veya başı eğerek  işaretle yaparlar ki buna  İma denir. Vücut veya baş secde için rükû’dan biraz daha fazla eğilerek yapılır. Sh 170

****************************************************************************************************         Nurul-İzah  وإن تعذر الركوع والس جود صلى قاعدا بالإيما ء وجعل إيماءه للسجود أ خفض من إيمائه للركوع فإن لم ي خفضه عنه لا تصح ولا ير فع لوجهه شيء يسجد علي ه

Rükû ve secde etmek de mümkün değilse oturduğu yerde îmâ ile kılar.  îmâ ederken secde için,

rükû için eğildiğinden daha fazla eğilir.Fazla eğilmezse caiz olmaz. Üzerine secde etmek için  yüzüne doğru herhangi birşey yükseltmez……

***********************************************************************

Hanefî fakihlerinin fetvaları 

 Fetevayi Hindiyye   +   Kadıhan          

Ayakta durmaktan, rükû’a eğilmekten ve secdeye varmaktan aciz olan kimsenin, namazı oturarak kılmaya gücü yetiyorsa oturarak îmâ ile kılar. Secdelerini, rüku’larından daha fazla eğilmek sureti ile yapar. Fetevayi Kadihan’da da böyledir……

Fakat, yastık yere konmuş ise ve hasta olan şahıs bunun üzerine secde ediyorsa, namazı caiz olur. Hulasa’da da böyledir. Fakat, böyle yapmakla, o kimse, kötü bir iş yapmış olur. Muzmarat’ ta da böyledir.

http://kitap.fetvalar.com/fetavayihindiye/konu-1914.htm         erişim 17/08/2013

********************************************************************************** 

   ÖMER ÖZTOP               Namaz Hocası

Oturarak namaz kılan kimselerin ruku ve secde yapabilecek güçleri yoksa, ruku ve secdeleri îmâ ile yaparlar., yani  vücut veya başı rükû için biraz eğerler secde için  biraz daha fazla eğerler. Sh 153

****************************************************************************************

HASAN YAVAŞ       Kitab-üssalat        Hakikat Yayınları  + online kitap

Yere secde yapmaktan aciz olan, ayakta okuyup, rüku ve secde için oturarak ima eder. Oturup rüku için biraz, secde için daha çok eğilir.  Bedenini eğemiyen,  başını eğer. Birşey üzerine secde etmesi lazım gelmez….  Sayfa 114

******************************************************************************************

  MEHMET ORUÇ               Online Kitap    Yolculukta Namaz

İma ile kılar. Yani  rüku için bedeni   ile biraz eğilir. Secde için bundan daha çok eğilir..

http://www.mehmetoruc.com/rehber/namaz2/besvakitnamaz/besvakit/yolculuknamaz.htm    erişim  18/08/2013

********************************************************************

HAMDİ DÖNDÜREN    Prof Dr.   İslam İlmihali      Erkam Yayınları

(Kıyam namazda)  Oturarak namaz kılmada rukuu ve secdeler güç yettiği ölçüde yapılır. Eğer belin eğilmesi mümkün değilse veya sakıncalı olacaksa, başıyla ima eder. İmada baş secde için rukudan biraz daha fazla eğilir. Böylece  ikisi birbirinden ayrılmış olur.

Hamdi Döndüren Kendisine attığımız mail’e aşağıdaki cevabı göndermiştir. Cevap hanefî mezhebinin görüşünü yansıtması bakımından önemlidir.

Yan: Hamdi Döndüren hasta namazı    to Husnu KokturkHüsnü Köktürk kardeşimize, Îmâ eğilmek anlamına geldiği için başın eğilmesini de kapsar ve derecesi rahatsız olan kişinin durumu ile ilgili olarak belirlenir. Hz. Peygamber’in yaygın olarak örnek alınan bir hadisinde, oturduğu yerden namaz kılarken önüne eğildiği zaman sert zemine secde etmek amacıyla yüksek bir şey (belki yastık), onun üstüne de tahta türü bir şey koyup namazını kılmaya çalışan kişiyi Allah’ın Rasûlü görünce, önündeki yüksekliği kaldırtmış ve biraz eğilmesi rüku daha fazla eğilmesinin de secde sayılacağını belirtmesi bu konuda fikir veriyor.

Hanefi mezhebi beden hareket ettirilemezse, baş iması ile namazı yeterli görürken, Şafiiler baş eğilemezse, göz imasıyla da namaz kılınabileceğini söylerken, Hanefiler böyle bir durumda olan hastanın günlük namazı kazaya bırakma hakkının olduğu görüşündedir. Sonuç olarak günümüzde camilerde arka tarafa fazlaca sandalye veya oturma yeri konulmaya başlandı. Bu konuda görüştüğümüz  bazı doktorlar görüşüp, yüksek din kurulu başkanı ile de paylaştığımız sadece fıtığı vb. ile diz kapaklarını bükememe gibi iki rahatsızlık için sandalye kullanma, bunun dışındaki tansiyon vb. ayakta durmayı engelleyen rahatsızlıklarda,

mümkünse ilk tekbiri ayakta alıp yere oturma ve ondan sonrasını oturduğu yerden baş ve bedeni biraz eğip rüku daha fazla eğip secde iması yapması,yatalak hastanın ise ayaklarını kıble tarafına getirip başının atına yüksekçe yastık koyarak kıbleye çevirmesi ve baş hareketi yaparak namazını kılmaya çalışması asıldır. Kısaca ima kişinin gücü ile sınırlı olduğu için az eğilme çok eğilme, beli düz oluncaya karar bükme gibi külfetler hastaya yüklenemez. Sembolik hareketler ima için yeterli olabilir. Uçakta veya otobüste oturduğumuz yerde namaz kılmada olduğu gibi. Selamlar.

****************************************************************************

Mehmet Ali Demirbaş    Namaz   Online kitap  

  http://www.mehmetalidemirbas.com/detay.asp?Aid=4496 .    erişim  17/08/2013

Sual: Beli ağrıyan namazını nasıl kılar?
CEVAP
Secdeye gidemeyen, yere oturup ayaklarını kıbleye doğru uzatarak ima ile kılar. Yani rüku için azıcık eğilir, secde için ondan biraz daha fazla eğilir, böylece namaz kılınır. Sandalyeye oturarak kılınmaz. İlla ki sandalyeye veya koltuğa oturmak gerekiyorsa, o zaman önüne başka bir sandalye, tabure vesaire koyarak ayaklarını onun üstüne koyar, yani ayaklar kıbleye karşı uzatılarak namaz kılınır. Sandalyede oturup ayakları aşağı salarak kılınmaz.

Sual: Boynumdan ameliyat olacağım için başımla ima edemem. Ne yapmam lazım? 
CEVAP

Vücudunuz sağlam  olduğuna göre, yere oturursunuz. Rüku için belini biraz eğersin, secde için de ondan biraz daha fazla eğersin, boynu hareket ettirmemen mühim değil..
……..Sual: Alnı ile burnunda yara olan veya başka bir hastalık sebebiyle başını yere koyamayan hasta nasıl namaz kılar?CEVAP
Oturup ima ile namazını kılar. Rüku için biraz eğilir, secde için, rükuda eğildiğinden daha çok eğilir.   

Göz ile ima olur mu?

Sual: Göz ile ima olur mu?
CEVAP
Îma baş ile, vücut ile olur
. Göz, kaş ve kalb ile ima olmaz. Fetva böyledir   

******************************************************************************************************************************

YUSUF KERİMOĞLU          Emanet ve ehliyet        namaz bahsi

(459) Dikkat edilecek husus; secdeleri, rükûlarından daha fazla eğilmek  suretiyle edâ etmesidir. Feteva-ı Kadıhan’da da böyledir. Eğer secde ve rükû’da eğilme miktarı müsavi olursa, namaz caiz olmaz. Bahru’r Raik’te de böyle zikredilmiştir.                 *******************************************************************************************************                                           Mızraklı İlmihal  (  Bu yazı şerh gibi  gözüküyor)

Secde ve ruku yapmaktan aciz kalanlar hastalık durumlarına göre  ruku ve secdeler için  vucudu veya başı eğerek işaretle yaparlar.

***************************************** *************************************************** 

İmran İbni Husayn şöyle demiştir.-Bevasir illetine mübtela idim. Nebiyy-i Ekrem sall’llahu alethi vesellem’den salat-ı marızm keyfiyetini sordum. “Ayakta kıl, gücün yetmezse oturarak, ona da gücün yetmezse yan yatarak kıl.” buyurdu.  Buharî

Hastalıkta namaz  Şafii mezhebinde de başını  yere, secde mahalline koyamayan kimse hakkında  tam görüş birliğine varılmamış konulardan birisidir.  Onlardan bir kısmı (imam-ı Gazali.+.İmamül Haremeyn..)yastık..vesaire gibi yüksek bir yer üzerine gerçek secde yaparlar. Onları bu şekilde davranışa sebep olan aşağıdaki hadis-i şerif olabilir

أنَّهاَ     كَانَ    بِهاَ    رَمَدٌ    فَسَجَدَتْ   على  الْمِرْفَقَةِ    فَجوْزَ   لَهاَ   رَسُولُ   اللّهِ

Ümmü Selemenin gözü ağrıyordu. Yastık üzerine secde etti.  Resulullah (sas) da ona bunu caiz gördü.

Mebsut 384 hasta namazı   Abdürrezzak, Musannef, 11/478    İbn Ebu Şetbe, Musannef, 1/244

*************************************************************************

Îma nedir?  Cevabı zor gibi gözüküyor.

İma Arapça lügatlerde   ومأ yani (vav mim hemze) kökünden gelen bir kelimedir. Eşare, işaret etme, bazı yerlerde kinaye anlamına gelir. Gerçek anlamı budur. Böyle olmasına rağmen zamanımızda îma kelimesine dinsel bir anlan verilip dînî lügatlere işlendiğini görmekteyim. Kütübü sittede bile olmayan bir  îma kelimesine çeşitli anlamlar vererek dini lügatlere sokup  kesin anlam havası üretip,  bir ibadet tanımı olarak halka sunmak  ne derece sağlıklı yaklaşımdır, bunu anlayabildiğimi söyleyemem.. Bu tür yaklaşımların lügat kitaplarının sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceği kanısındayım. Zira îma kelimesi bazlarının   dediği gibi sadece baş eğmek olsaydı İmam gazali ekibi hastanın bir yükseltiye secde edebileceğini söyleyemezdi.

Mehmet Zihni Efendinin ima anlayışı” ifadelerine bakalım: “Sücud için olan îmâ, rükû için olan îmâ’dan aşağıca olur, yani biraz daha eğilir.”Mehmet efendi İmayı ilk planda vücut eğilmesi olarak almıştır. Çünki eğilme bel ve vücut için kullanılabilir ama baş için kullanılmaz. Baş için kullanılan kelime eğme şeklindedir. Ve burada mutlaka “başını eğer” şeklinde baş kelimesinin  koulması gerekir. Merhum “baş eğmeyi ”  imanın ikinci kademesimekoymuştur. Ve imanın hiçbir şekilde  el ve ayakla yapılamayacağını zikretmiştir.

Ayrıca: İbni Abidin den hasta namazı bahsinde İmamı züferin îma anlayışını görüyoruz.

(METİN :Kaşı gözü ve kalbi ile ima yapamaz. İmam Züfer buna muhaliftir. )İmam-ı Züfer kaş ve göz ile îma yapılabileceği fikrindedir. Burada bilinmesini istediğimiz şey ima’nın ibadeti anlatmaya yönelik bir işaret olduğudur.

Bazıları îmâ’ yı sadece baş eğme hareketi olarak görürken bazıları da îma’ yı hem baş hem de bedenle yapılabilen bir hareket olarak görüyorlar.   Beden eğilmesini îmâ sayan Zamanımız fıkıhçılarından biri

A. FİKRİ YAVUZ  İslam  İlmihali: Secde ve rükuu yapmaktan aciz kalanlar, hastalık durumlarına göre rükuu ve secdelerini vücudu veya başı eğerek  işaretle yaparlar ki buna Îmâ denir. Vücut veya baş secde için rükuu’dan biraz daha fazla eğilerek yapılır. Sayfa 170

Zamanımız da   fıkıh ile uğraşan şu gibi isimlerin (hata payı kabulu ile)  beden eğilmesini îma  kabul eden ifadelerine internet ortamında ve bıraktıkları eserlerde raslayabiliyoruz. Ancak eserlerin de bir ömrü var, mevcutları tükeniyor, İcabında bu gibi kimselerin bağlı oldukları kuruluşlar, eserlerin ilk basımlarını yok edip ikinci basımlarını çıkarıyorlar. Baskılara ilaveler yapılıyor. Video gibi dökümanların da yer değiştirmeleri, icabında silinebilirliği mümkün oluyor. İnsan bu, icabında bir gün olur fikrini değiştirebilir. Bu konuda asla iddialı konuşamam, ancak gördüğüm  bu kısa ömürlü verilere istinaden yazıyorum. Kitapların bile baskısı tükenmiş, yeniden basılmamışları olabiliyor. . . Mustafa varlı,  Hamdi Döndüren,  Ömer Öztop,  Hasan Yavaş , Mehmet Ali Demirbaş, Kocaeli Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu,  Osman Ünlü , Yusuf Kavaklı, Pr Dr. Ekrem Buğra Ekinci,  Prof Dr Ramazan Ayvallı,  Mızraklı ilmihal açıklaması …Halebi, İbni Abidin, Zeylei, Cağferi fıkhı…..

 Bazı fakihler ise Îmâ yı eğilmek olarak anlatmışlar fakat bunun baş ile mi  beden ile mi olduğunu açıkça belirtmemişler. Mehmet Zihni Efendi (Niğmetül-İslam)isimli  büyük fıkıh kitabında îmâ  için eğilir ifadesini kullanmış: (Sücud için olan îmâ, ruku için olan îmâdan aşağıca olur, yani biraz daha eğilir.)Ancak dip notlar, eğilme ifadelerini yönlendirme şeklindedir. (dip notlar, kimlere aittir, eserin aslında mı vardır sonradan yetkili birileri mı ilave edilmişlerdir, anlamam  benim için güç olabilir.)

HALEBÎ nin îma anlayışı,

Halebi isimli  eserde bir yerde beden eğilmesi  îmâ türü olarak kabul ediliyor. Bak Halebi Sagir ve Tercemesi sayfa 167.  Yastık üzerine secde etmek isteyen biri için kullanılan ifadeler şöyledir. (Eğer yastık yer üzerinde olur da, onun üzerine secde ederse yine caiz olur. Fakat eğer yerin kuvvetini bulursa onun namazı rükû ve sücut ile olur. Eğer bunu bulamazsa onun namazı yine îmâ  iledir.) —-Bunu daha iyi açıklayacak olursak Bir kısım Şafii mezhebinde olanların yaptığı gibi yerdeki yastık gibi bir yükseltiye secde edecek kişi elbette bunu gövdesiyle eğilerek yapabilecektir. Baş yastığa iyice değmiş ve yastığın sertliği hissedilmişse, bu namaz dosdoğru secde ile yapılan bir namaz olur, ama baş yastığa ancak ulaşmış, yastığın sertliği hissedilmemiş ise secdesi doğrudan secde değil bel eğilmesi suretiyle yapılan îmâ  secdesi olur.

Bu anlayış İbni Abidin, Zeyleî, Münye şarihi nde de mevcuttur.

 İbni Abidin îma anlayışı: (reddulmuhtar-hasta namazı)

Ben derim ki: (yani İbni Abidin) Doğrusu tafsilata gitmektir…….  Yere konulan şey taş gibi üzerine secde sahih olan şeylerden olup yüksekliği bir veya iki kerpiç miktarını geçmezse onun üzerine yapılan secde hakiki secdedir. Ve o kimse namazını ima ile değil, rükû ve sücudüyle kılmıştır. ……… Yere konulan şey, üzerine secde sahih olanlardan değilse (yani yumuşak pamuklu yastık gibi ki secdede içeri çöker) namazını ima ile kılmış sayılır.

İbni Abidin  burada bel ile eğillip secde yapmaya çalışmayı îma olarak kabul ediyor.

Musannıf: «Sücudunu rükûundan daha aşağı eğilerek yapar.» Musannıf bu sözüyle biraz eğilmenin rükû için kâfi geldiğine işaret etmiştir. Yüzünü yaklaştırabildiği kadar yere yaklaştırmak: lâzım değildir.

Zeyleî :   Zeyleî «şöyle demek icabederdi: Yere konulan şeyin üzerine secde sahih olursa yapılan secde olur. Aksi taktirde imadır» demiştir.

Burada İbni Abidin,  Halebî, Zeyleî , Münye şarihi, gibi secdeye kadar eğilebilmeyi îma kabul ederken

İbni Abidinden anlaşılması güç bir ima ifadesi

METİN:  Sücudunu rükûundan daha aşağı eğilerek yapar. Bu lâzımdır. Üzerine secde etmek için yüzüne bir şey kaldırmaz. Bu tahrîmen mekruhtur. Fakat yapılır da o kimse başını secdesi için rükûundan dahi fazla eğerse sahih olur. Halbuki bu secde değil, îmadır. Meğer ki yerin sertliğini hissetsin. Başını eğmezse îma bulunmadığı için sahih olmaz. İfadenin daha anlaşılı8r açıklamasını  Fetevay-ı Hindiyye den öğreniyoruz. İfade kendisi secdeye gitmeyip, yerden bir cisim alarak onu üzerine secde yapmak  niyetiyle alnına yaklaştıranlar için kullanılmış, ancak zamanımızda bu uygulama ortadan kalkmış durumdadır, aksi halde

(Yerin sertliğinin hissedilebilmesi için vucudun yani belin bizzat secde mahalline eğilmesi gerekir. Sırf baş ağerek  secde mahallinin sertliği veya yuımuşaklığını  hissetmek mümkün değildir.  sadece baş eğilerek secde mahalline ulaşmak ancak olsa olsa kuş cinsi için mümkün olabilirdi. )

Caferilerin Îma anlayışı

“Tevzihu’l Mesail”    TAM İLMİHAL

[İran menşeli veya  Caferi Türkçe bir ilmihal  kaynak ‘da rüku ve secdede eğilme,  anlayışı :

Eserin Orijinal Adı:  “Tevzihu’l Mesail”    TAM İLMİHAL

http://www.sistani.org/index.php?p=741491&id=56&pid=3127      erişim 17/08/2013

http://islamkutuphanesi.com/turkcekitap/online/tamilmihal/book.htm#_Toc111104591  erişim 17/08/2013

RÜKÛ –  Eğer bir şeye yaslanarak da normal şekilde rükû yapamazsa, rükû denilecek kadar eğilmelidir. Bu kadar da eğilemezse, başıyla rükû için işaret etmelidir
1023- Rükû miktarınca eğilemeyen kimse, bir şeye yaslanarak rükû etmelidir. Eğer bir şeye yaslanarak da normal şekilde rükû
yapamazsa,
rükû denilecek kadar eğilmelidir. Bu kadar da eğilemezse, başıyla rükû için işaret etmelidir.

1055- Oturabilen fakat alnını yere ulaştıramayan kimse, secde denilebilecek miktarda eğilebiliyorsa eğilmeli..

1057- Asla secde edemeyen, secde denilebilecek kadar da eğilemeyen kimse,  secde için başıyla işaret etmelidir.]

(açıklama: Caferi fıkıhında dikkat edilirse eğilemeyen kimseler için başınızı eğin ifadesi kullanılmıyor,

başıyla secdeye  veya rukuya i şaret eder deniliyor )

***********************************************

Resulu Ekrem HZ muhammed (sas) hadislerden çıkan ima ifadeleri :

îmâ ederken secde için, rükû için eğildiğinden daha fazla eğilir.

(Sücud için olan îmâ, ruku için olan îmâdan aşağıca olur, yani biraz daha eğilir.)Memmet Zihni efendi tercemesi

Sücudunu rükûundan daha aşağı eğilerek yapar. (İbni Abidin)

“Gücün yeterse toprak üzerinde namaz kıl Bu mümkün değilse imâ ile kıl ve secdeni rükûundan daha fazla eğilerek yap” Hamdi Döndüren tercemesi

******************************************************************************

Hüsnü Köktürk‘ten   Yorum-açıklama veya bir gözlem (sadece hastalıkta namaz için )   Hastalıkta namaz

Hastalıkta namaz ile ilgili yazılar çok ise de delil kabul edilen kaynakların hepsi  güçlü belgeler olarak gözükmeyebiliyor. Müslim gibi en muteber hadis kaynağında hastalıkta namaz konusunda  hiç hadis-i şerif yok. Yine en sahih hadis kitabı addedilen iki kitaptan biri olan  Buharî isimli hadis kaynağında îmâ  kelimesinden hiç bahsedilmiyor. Îmâ kelimesinin bulunduğu hadis Buharî ve Müslimin dışında  bulunuyor. Hatta îmâ kelimesini kütübü sitte denen 6 kitabın içerisinde dahi şu ân’a kadar hiç bulamadım diyebilirim. Fetva verirken sadece bilgi toplamaya çalışılmış, bilgi kaynağının sıhhat durumu üzerinde fazla düşünülmemiş gibi bir ortam görüyorum. En birinci fetvalar Kütüb-ü sitte dışındaki iki veya üç hadis-i şerif üzerinden verilmiş. Öyle ki kitap yazan fakihler kaynak olarak hadisi şerifin bulunduğu (kaynak  kitap) ismini dahi belirtmemişler  İmrân hadisi şöyledir diyerek ….yazılarına devam etmişler.

Bir yazı, veya bilginin bulunduğu bir kaynak okurken dip notların yazara mı ait yoksa sonradan mı konmuş olacağı akla gelmeli ve parantez içi yazıların, dip notların, gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, kimler tarafından kaleme alınmış olduğunu nazar-ı itibara almakta fayda görüyorum.

Îmâ kelimesinin bulunduğu Kaynakların birisi  Zeylaî nin Nasbu’r-Raye cilt 2 sayfa 175 isimli kitabından. Mehmet Zihni Efendinin Nimetül-İslam isimli kitabında bahsedilen hadis-i-şerif buradan alınmış olabilir. Hadis-i-şerifin Arapça aslını zor buldum. Ama biraz yukarda Nurul- İzah maddesinin arapça bölümü ne bak. Bu hadis-i-şerifin tercümeleri Îmâ ya  bel veya veya beden eğilmesi anlamı   verenlere rehber gibi gözükebiliyor.  Îmâ da baş  kelimesine önem verenlerin  kaynak kitabı sadece Taberani nin  Camiul-Kebir isimli hadis-i şerif kitabındaBu hadisi şerifi Şafii fakihlerinden İmam-ı Rafiî almıştır. Kanaatimce Şafiilerde yaygın olması gereken bu görüş yurdumuzda Şafii ve hanefilerin iç içe yaşaması sebebiyle hanefi halk üzerinde de tesiri olmuş halk üzerinde kanaat karmaşaşı doğmuş, bu konuda sorgu sualler artmıştır. Esasen Dînî konularda yazı yazan  ve konuşma yapan kimselerin kendi mezheplerini gizlemeyip alenen söylemesinde de yarar var. Ayrıca eser yazarken de komşu mezheplerin görüşlerine yer verilmesi konunun daha kolay anlaşılmasını sağlayacaktır.

Çoğu konuda detaylı bilgi vermekle tanınan  Mebsut  isimli kitap , Taberaniden (Camiu-l kebir)Hasta namazı ile ilgili hadis naklederken,  Bezzar ,  Magrifet ve   Darekutnî de ki hadisi şerifleri görmemiş veya onlara ulaşamamış olması dikkat çekicidir.

Bazıları îma, baş eğmedir ifadesini iyice yaygınlaştırmaya çalışmışlar, çalışıyorlar ve bunda önemli ilerlemeler kaydetmişler. Öyle ki eğiliniz ifadesi geçen hadis-i şerifleri bu düşünce doğrultusunda yorumlayarak “başınızı eğiniz” şeklinde ifada etmek yolunu tutmuşlardır.

“Îma Baş eğmedir” ifadesinin kaynağı nedir? dersek bunu İbni Abidinden öğreniyoruz. Ancak bu kaynaklar çoğumuzun hiç bilmediği, duymadığı kaynaklar, dinde ne derece etkili olabilirler?Bu ifadeler mevcut hadisi şerifleri ortadan kaldıracak kadar güçlümüdürler.?

« İmanın hakikatı başı eğmektir. «Sırf hareket ettirmesidir» diye de rivayet olunmuştur. Tamamı İmdât’tadır. O da Bahır ile Makdisî’den nakletmiştir.»

Ciddi lügat kitaplarında bulunmayan bu ifade, hadis-i şeriflerin anlamını değiştirecek kadar kuvvetlimidir? Fazla bilgi yok, sadece itaat edilmesi tavsiye ediliyor.

*************************************************************************************

 Buhari de taksir  bölümünde  Salat-i Mariza  konusunda sadece tek bir adet hadis-i şerif var ki: Bu hadis-i-şerif üzerinde saten bir ihtilaf yok.

عَنْ عِمْرَانَبْنَ حُصَيْنٍ رَضِى اللّ هُ عَنْهُ قَالَ كَان َتْ بِى بَوَاسِيرُ فَسأَلْتُ النَّبِى َّ صَلّى اللّهُ عَلَ يْهِ وَ سَلَّمَ عَنِ الصَّلاةِ فَقَالَ صَلِّ قَائماً فَاإِ نْ لَمْ تَسْتَطِعْ ف َقَاعِداً  فَاإِنْ لَمْ تَسْتَطِعْ فَعَلى جُنْبٍ

İmran İbn-i Husayn radıya’allahu anh’den:   Şöyle demiştir. Bevasir illetine mübtela idim. Nebiyyi ekrem (sas) den salat-ı marizm keyfiyetini sordum.  “Ayakta kıl, gücün yetmezse oturarak, ona da gücün yetmezse yatarak kıl.” Buhari cit 3  sayfa 397– 572 nolu hadis’ i şerif. En kuvvetli hasta namazı delili, fakat burada îmâ  kelimesinden söz edilmiyor.

Somalili Muhaddis  Zeyleî’  nin Arapça “Nasbur’-raye li ehadis el Hidaye” isimli kitabın Arapçasını çok zorlukla internet ortamımda DOC uzantılı dosyalar halinde bulabildim. Birbirine yakın, birkaç rivayet toplamış, zayıf gördüklerini de almış, bunlara “garip” ismini vererek tasvip etmediğini belirtiyor. Aşağıdaki hadis- şerif 174 üncü sahifede Cabir hadisi.  Bu hadis-i şerif Müsned-i Bezzâr’ da ve  Beyhâkî’ nin  mağrifet’ inde bulunuyor.حَدِيثُ جَابِرٍ، فَ أَخْرَجَهُ الْبَزَ ّارُ فِي “مُسْنَدِه ِ”. وَالْبَيْهَقِيُ ّ فِي “الْمَعْرِفَةِ” ع َنْ أَبِي بَكْرٍ الْ حَنَفِيِّ ثَنَا سُف ْيَانُ الثَّوْرِيُّ ثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ ع َنْ جَابِر  أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى ا للَّهُ عَلَيْهِ وَس َلَّمَ عَ ادَ مَرِيضًا، فَرَآهُ ي ُصَلِّي عَلَى وِسَا دَةٍ، فَأَخَذَهَا، فَرَمَى بِ هَا، فَأَخ َذَ عُودًا لِيُصَلِّيَ عَلَيْهِ، فَأَخَذَ هُ، فَرَمَى بِهِ،   وَقَالَ: صَلِّ عَلَى الْأَرْ ضِ إنْ اسْتَطَعْت، و َإِلَّا فَأَوْمِئْ إيمَاءً، وَاجْعَلْ سُجُودَك أَخْفَضَ م ِنْ رُكُوعِك

Sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem  efendimiz hazretleri, bir hastayı ziyaret buyurup, önüne yastık alarak, namaz kılmakta görmüşler, yastığı atmışlar. Hasta önüne bir tahta almış, onu da atıp : <Muktedirsen yere secde yaparak kıl, değilsen, imâ et ve sücudun için olan îmâ’ yı rükûu için olan îmâ dan daha aşağıda yap>

175 inci sahifede ise benzer  şöyle bir hadis-i var  Süneni Darekutnî den

وَأ َخْرَجَ الدَّارَقُطْنِيُّ فِي “سُنَنِهِ” عَنْ الْحَسَنِ بْنِ الْح ُسَيْنِ  الْعُرَنِيِّ ثَنَا حُسَيْنُ بْنُ زَيْدٍ عَنْ جَعْفَر ِ بْنِ مُحَمَّدٍ عَن ْ أَبِيهِ عَنْ عَلِيِّ بْن ِ أَبِي طَالِبٍ عَنْ ا لنَّبِيِّ صَلَّى ال لَّهُ عَلَيْهِ وَسَ لَّمَ، قَا لَ:

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * **

 ” يُصَلِّي الْمَر ِيضُ قَائِمًا، فَإِ نْ لَمْ يَسْتَطِعْ صَلَّى قَاعِدًا، فَإِنْ لَ مْ يَسْتَطِعْ أَنْ ي جُدَ، أَوْمَأَ، وَجَعَلَ سُجُودَهُ أَخْفَضَ مِنْ رُكُو عِه

Hadis-i Şerifin kabaca anlamı şu şekildedir

Netice olarak  Bezzar, beyhakî, Darekutnî  bu üç kitap bel eğilmesini kastederken sadece Taberanî Camiul Kebirinde  baş eğilmesini esas alan hadis-i şerif zikrediyorlar.

İkinci bir önemli husus zamanımız ilmihal yorumcularının yaptıkları parantez içi açıklamalar dır ki bu açıklayıcılar her nerede bir  îmâ kelimesi görseler hemen bir parantez açıp oraya baş  kelimesini sıkıştırıyorlar. Eserin veya hadis-i şerifin bünyesinde bulunmayan, aslında var olmayan bir ifadenin oraya konulması ne derece doğru bir hareket olur?

Namaz beden ile yapılan, bir ibadettir ve hastalar bu işlemi  (güçleri yettiği ölçüde yapacakları şeklinde) bir kural konulmuştur.

Hastanın, sağlamdan ayrıldığı noktalar, gücünün yetmediği şeylerdir. Hasta, gücünün yettiği hususlarda sağlam gibidir.(Hindiyye)

*****************************************************************************************************

Bir yorum:

Sandalyede namaz kılanlar için “sizin secde için yaptığınız ima ruku içim yaptığınız imadan daha kısa oluyor, bu nedenle namazınız batıl oluyor”     Diyenler için cevap

Hadisi şerifte “secde için yaptığın ima ruku için yaptığın imadan daha aşağıda olsun” ifadesi namazını oturarak ve hen rukusunu hem de secdesini ima ile kılanlar için söylenmiştir. Sandalyede namaz kılanlardan rukusunu ima ile kılmayıp tam yapanlar bu hadisi şerifin kapsamı dışında kalmaktadırlar. Çünkü onlar rukularını tam yapmışlardır, sadece secdesini ima ile yapmaktadırlar. Onların ima ile yapılan bir ruku problemi yoktur. Saten rukuyu ayakta iken yapmaktadırlar. Secdeye gelince onu oturarak yapıyorlar.İkisi farjklı alanlarda ve farklı şekillerde yapılmaktadırlar.

**************************************************************

Uygulamalarda hastalar cidden yapabileceklerini yapabiliyorlar mı? Yani yapabilenin  kıyam yapabilmesi, belini eğmesi ve buna da gücü yetmeyenin başını eğmesi gibi.

Fıkıh işlerinde hayli çalışmaları olmuş, Mısır’a araştırıcı olarak gitmiş bir fakih arkadaşıma hasta namazı konusunu sordum. Cevap  şu idi[ seferi  namazında da durum böyle –tembe…tercih….. etmişl….]

Kaynak olarak verdiğim linkler  inanılmaz kısa kadar kısa süreç içerisinde ortadan kalk tı ki

http://fikih.ihya.org/islam-fikhi/kiyam-namazda.html  erişim 12 ağustos  2013

Oturarak namaz kılmada rükû ve secdeler güç yettiği ölçüde yapılır. Eğer belin eğilmesi mümkün değilse veya sakıncalı olacaksa, başıyla imâ yapar. İmâda baş secde için rükûdan biraz daha fazla eğilir. Böylece ikisi birbirinden ayrılmış olur.

Kanal 7 de onu ile ilgili çok detaylı bir video adresi  Kocaeli Müftüsü  MEHMET SÖNMEZOĞLU

videolar , çalışmıyorsa windowsunuzda eksik program vardır. Frontpage ile  açaıyorsanız Preview konumunda açmalısınız

http://www.youtube.com/watch?v=W1D_UZMyJKg  erişim 05/10/2013

http://www.search.ask.com/videos?q=sandalyede+namaz&o=APN10750&l=dis&tpr=10   erişim 22/08/2013  problem

http://www.youtube.com/watch?v=FHAHlupSDTM      Mehmet Keskin     erişim  05/10/2013 http://www.videoislamiyet.com/759/sandalyede-namaz-kilinir-mi-fatih-kalender-hocaefendi.html   problemli video erişilemedi,

http://www.youtube.com/watch?v=3mXdQLGYwCE    Erişim  30/08/2013

OSMAN ÜNLÜ

http://www.izlesene.com/video/ozurlu-hasta-ayakta-duramayan-nasil-namaz-kilar/2651301 erişim 12 ağustos 2013

http://www.izlesene.com/video/ozurlu-hasta-ayakta-duramayan-nasil-namaz-kilar/2651301erişim 13/08/2003 çalışıyor

http://www.dailymotion.com/video/xuqox0_sandalyede-namaz-olur-mu-olursa-nasil-olur_shortfilms erişim 12/08/2013 çalışıyor

Konu ile ilgili internetten seçme bazı yazılar, bazı kaynaklar.

http://www.mumine.com/namaz-sorulari/52937-ayakta-duramayan-hasta-namazini-nasil-kilabilir.html  erişim 12 ağustos 2013

http://www.estanbul.com/hasta-olanlar-nasil-namaz-kilar-175132.html   erişim   12 ağustos 2013

      ANA SAYFA   MAIN PAGE

Copyright © Hüsnü Köktürk Hasta engelli sandalyede oturarak namaz kılan

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s